MODALS (ÖZEL YARDIMCI FİİLLER)
İngilizcedeki özeI yardımcı fiiller aşağıdaki tabloda gosterilmiştir. Bu tür fiillerin ortak özelliklerinden biri kendilerinden sonra esas fillerin yalın halde kullanılmasıdır.
MAY CAN SHALL WILL MUST
MIGHT COULD SHOULD WOULD DARE
NEEDN'T
OUGHT TO
USED TO
A- MAY-MIGHT- İhtimal bildirmek için kullanılırlar.
a MAY:
"May' özel yardımcı fiili 3'cü tekil şahıslarla beraber kullanıldığı zaman "S" takısı almaz.
1. He may come tomorrow. Yarın gelebilir
2. She may find another boyfriend. Başka bir erkek arkadaş bulabilir
.
b. MIGHT: Geçmişe ait herhangi bir eylemi anlatmak için kullanılmaz. Yani 'MIGHT' özel yardımcı fiili "MAY 'in Past tense'i degildir. MAY ve MIGHT özel yardımcı filleri şimdiki ve gelecek zaman hakkındaki ihtimalleri Ifade etmek için kuIlanılırIar. Aralarındaki tek fark "MIGHT" özel yardımcı fiili kullanıldığı zamanki olma ihtimali "MAY"dan daha azdır.
ÖRNEKLER
1. The teacher may give the class a break. Öğretmen sınıfa bir teneffüs verebilir (yüzde 50 şans)
2 The teacher might give the class a break. Öğretmen sınıfa bir teneffüs verebilir (yüzde 30 şans)
3. They may bring their friends. Arkadaşlarını getirebilirler.
4. She might have an accident. Bir kaza yapabilir.
5. They might help us. Bize yardım edebilirler.
6. We might find the main reason. Esas sebebi bulabiliriz.
7. What she says might be true. Söylediği şey doğru olabilir.
Her iki özel fiilde izin istemek için kullanılır. Bunların kullanımı cümleye "CAN' ve 'COULD' özel yardımcı fiilerinden daha çok resmiyet kazandırır.
1. Might l go with you? Acaba seninle beraber gelebilir miyim?
2. May l give you a hand? Size yardım edebilir miyim?
3. Might we have another cup of tea? Bir çay daha alabilir miyiz acaba?
MAY/MIGHT+HAVE+PAST PARTICIPLE (V3) (FILIN 3.CÜ hali)
a.Bu yapılar geçmişte olan herhangi bir olaydaki şanstan veya olasılıktan bahsedilirken kullanılırlar.
MIGHT kullanıldığı zaman olayın olma şansı daha azdır.
1. My father is late. He may have missed the service bus. Babam geçikti. Servis otobüsünü kaçırmış olabilir.
2. Where is your girlfriend? She might have gone to work. Kız arkadaşınız nerede? İşe gitmiş olabilir.
3. Someone might have stolen your cat. Birisi kedini çalmış olabilir.
4. The leaders might have controlled the nuclear weapons. Liderler nükleer başlıklı silahları kontrol edebilirlerdi.
5. We might have told them the truth. Onlara gerçegi anlatmalıydık.
6. They might have released the innocent people. Suçsuz insanları bırakabilirlerdi.
c. Ünlem cümlelerinde dilek belirtmek için kullanılır.
1. May the new couple be happy! İnşallah yeni çift muylu olur!
2. May these tribes live in peace! İnşallah bu kabileler barış içinde yaşarlar
3. May she never set a foot in this house again! İnşallah bir daha ayagı bu eve girmez
d.MAY As WELL - İstek belirtir. Veya o işi neden yapmayalım anlamındadır.
1. She may as well tell me everything. Bana herşeyi anlatsa iyi olur.
2. They may as well work harder today. Bugünkü daha çok çalıssalar bari.
3.You may as well make me coffee. Bana kahve yapsan iyi olur.
4. We might as well watch TV. Neden televizyon seyretmeyelim.
3- CAN, COULD ve BE ABLE TO 1
CAN
a.Şimdiki geniş ve gelecek zaman itibariyle yetenek belirtir. Aynı ifadeyi kullanmak için CAN'in yerine ''BE ABLE TO '' yardımcı fiilini kullanabiliriz fakat ''CAN''in kullanımı daha yaygındır .
1 She can speak Spanish = She is able to speak Spanish. İspanyolca konuşabiliyor.
2. 2They can remove all the trash = They are able to remove all the trash Tüm çöpü burdan atabilirler.
3.We are able to buy a new flat. Yeni bir kat alabiliriz.
4.She is not able to finish her home work. Ev ödevini bitiremez.
b.CAN play, understand, speak ve remember esas fiileriyle kullanılsın veya kullanılmasın cümle aynı anlama gelebilir.
1 I can speak English = I speak English.
2 I can play quıtar = I play quıtar
COULD=WAS ABLE TO
COULD bazen CAN in past tensi olarak kullanılır.Geçmişte herhangi bir eylemi yapabilme anlamı vermek için "COULD"un yerine"WAS/WERE ABLE TO' kullanılabilir.Bu ikisi arasındaki fark aşağıda belirtilmiştir.
a) COULD: Duygu fiilleri ile birlikte kullanılır.
FEEL, SEE, UNDERSTAND, HEAR, REMEMBER
1. I could hear well. İyi duyabiliyordum.
2. They could understand everything. Her şeyi anlayabiliyorlardı.
3. We could see the air plane. Uçağı görebiliyorduk.
b ) COULD : Geçmişte her zaman yapılabilen eylemler için kullanılır .
1. They could swim in cold water. Soğuk suda yüzebiliyorlardı.
2. She could make cake when she was younger. Daha gençken pasta yapabiliyordu .
b) Fakat geçmiş zaman içinde her hangi belirli bir sefere mahsus olarak yapabilme veya herhangi bir işi bir çabanın sonucu olarak başarma ifadesini vermek için WAS / WERE ABLE TO ÖZEL fiileri kullanılır.
1. How many books were you able to read last month? -Geçen ay kaç tane kitap okuyabildin?
2. I was able to flnd a job in this factory after I had met the boss. Patronla tanıştıktan sonra bu fabrikadabir iş buIabildim.
3. I was able to play football better when my leg was all right. Bacağım iyi olduğunda daha iyi futbol oynayabiliyordum.
4. He was able to swim across the lake last sunday. Geçen pazar gölü bir taraftan bir tarafa yüzebildi.
NOT: Cümle olurnsuz oldugu zaman herhangi bir sefere mahsus bir eylerni de
COULD ile kurmak mümkündür.
1 I couldn't tell him the truth about his mother. Annesiyle ilgili gerçegi kendisine anlatamadım.
2.I couldn't write with my right hand. Sağ elimle yazabiliyordum.
CAN ve COULD özel yardımcı fiillerinin "TEKLIF" "RİCA" ve "İZİN" cümlelerinde kullanımı:
a.İnsanlar için herhangi bir şey yaprnayı "TEKLİF" ettiğimizde "CAN" özel yardımcı fiilini kullanırız.
1. Can I help you? Size yardım edebilir rniyirn?
2. Can I carry your luggage? Eşyanızı taşıyabilir miyim ?
3. Can I clean your shoes? Ayakkabınızı boyıyabilir miyim?
4. Can I have your name, please? Lütfen isminizi alabilir miyirn?
5. Can l get you a cup of tea? Size bir fincan çay getirebilir rniylm?
b. Insanlarin bizirn için herhangi bir şey yaptıklarını "RİCA" ettiğimizde "CAN YOU.' veya "COULD YOU" yapısını kullanırız.
1 Can you pass him the salt, please? Lütfen ona tuzu uzatır rnısınız?
2 Can you keep the door open, please? Lütfen kapıyı açık tutar rnısınız?
3 Could you make me tea? Bana çay yapar mısınız?
4 Could you iron my shirts, please? Lütfen gömleklerimi ütüler misiniz?
5 Could you wake me up at six o'clock, please? Lütfen beni saat altıda uyandırır mısınız?
6 Can you wait a moment, please? Lütfen bir dakika bekler rnisiniz?
c. Herhangi bir şey yapmak istedigimizde "İZİN" almak için kullanırız. 2
1 Can I ask you a few questions? Size bir kaç tane soru sorabilir miyim?
2.Could I go now ? Şimdi gidebilir miyim?
3. Can l buy me a pair of new shoes? Kendime bir çift yeni ayakkabı alabilir miyirn?
d. CAN ve COULD olumlu cümlelerde "İZİN" belirtirler.
1 You can wear my jacket. Ceketini giyebilirsin.
2. You could pay me later. Bana daha sonra ödeyebilirsin
3. You can use my towel. Havlumu kullanabilirsin.
4.You can pick apples from this tree. Bu ağaçtan elma koparabilirsiniz.
e. CAN'T BE cümleye olmayacak bir dururn veya konum anlamı verir.
1. They can"t be locals. Onlar buranın yerli halkı olamazIar
2. He can't be guilty. Suçlu olamaz.
WILL BE ABLE TO+V1 (V1=Fiilin birinci hali)
Bu yapıyı gelecek zaman itibariyle herhangi bir muktedirlik Ifade etmek için kulIanırız.
1.1 will be able, to speak English within 3 years. 3 yil içinde İngilizce konuşabileceğim.
2. She will be able to waik next month. Gelecek ay yüreyebilecek.
3. Ahmet will be able to leave hospital soon. Ahmet kısa bir süre içinde hastaneden çıkabilecek.
4. They will be able to dry the swamp next year. Bataklığı gelecek yıl kurutabilecekler.
5. Will you be able to find me a nice house? Bana güzel bir ev bulabilecek misin?
COULD+HAVE+V3 (V3=Fiilin üçüncü hali)
a. Bu yapı geçmişte kaçırılmış firsat veya eylernleri ifade etmek için kullanılır.
1 You could have written him a letter. Ona bir mektup yazabilirdin. (Fakat yazmaya çalışmadin)
2. He could have helped us. Bize yardım edebilirdi. (Fakat yardım etmeye çalışmadı)
3. They could have built a bridge. Bir köprü inşa edebilirlerdi. (Fakat etmediler.)
b. Gerçekleşmemiş olasılıkları belirtmek için kullanılır.
1. They could have wounded me. Beni yaralayabilirlerdi. (Fakat yaralamadılar.)
2. The explosives could have blasted during the Parade. Patlayıcılar tören esnasında infilak edebilirdi.
COULDN'T HAVE+V3
c.İstesek veya denemeye kalksak bile geçmişte yapamadığımız eylemleri ifade etmek için kullanılır.
1. We couldn't have Played chess. Santranç oynamış olmalıydık(oynamak istiyorduk)
2. They couldn't have gone on vacation. Tatile gitmiş olamazlar.(Ama gitmek istiyorlardı.)
3. She couldn't have bought her mother a ring. Annesine yüzük almış olamaz.(Almak istiyordu.)
4. She couldn't have visited the museum. Müzeyi ziyaret etmiş olamaz.(Fırsatı yoktu)
SHALL, SHOULD SHALL
a.Bu özel yardımcı fiil tekliflerde ve fikir sormalarda kullanılır. Kullanıldıkları şahıs zamirleri '' I '' ve "We" dir.
1. Shall I give you a ride? Seni arabayla götüreyim mi?
2. Shall we go out for dinner? Akşam yemeğine çıkalım mi?
3. Where shall we go". Nereye gidelim ?
4. Shall we dance this evening? Bu akşam dans edelim mi?
5. Shall I buy you a shirt? Sana bir gömlek alayım mı?
6. Shall I turn the light off? Işığı söndüreyim mi ?
b). Olumsuz cümlelerde kulIanıldığında yasaklama ifade eder.
1 You shall not smoke. Sigara içmeyeceksin. (Bunu yasaklıyorum)
2. She shall not wear short skirt. Kısa etek giymeyecek.
c )Tehdit cümlesinde kullanılır.
I. You shall be killed if you go there again. Oraya tekrar gidersen öldürüleceksin.
d)"Shall we" ve "Shall I ' Soru kuyrukcuklarında kullanılır. 3
1. Let's go fishing, shall we? Balığa gidelim. olur mu?
2. Let me pay the bill, shalll? Bırak hesabi ödeyeyim. tamam mı?
3. Let's meet him at the airport, shall we? Haydi onu havaalanında karşılayalım. olur mu?
SHOULD
a. Bu özel yardımcı fiil genellikle zorunluluk. görev veya benzeri eylemlerden bahsettiğimiz zaman kullanırız.
I. You should wear your uniform. Uniformanı giymelisin.
2. They shouldn't drive him crazy. Onu sinirlendirmemeleri gerekir.
3. Should we explain them the plan? Onlara planı izah etmeniz gerekiyor mu?
b. SHOULD I, yapısı soru halinde herhangi bir öneride bulunmak veya tavsiye almak için kullanılır. ("SHALL I olduğu ğibi ?
I. Should I check his sultcase? Onun valizini kontrol edeyim mi?
2. Should I talk to myboss? Patronla konuşayım mı?
3, Should I cook stew? Güveç pişireyim mi ?
c. Herhangi bir şeyin mantıksal olarak dogru oldugunu veya normal olduğunu ifade etmek için kullanılır.
I. The students should be here in a short time. Öğrencilerin kısa bir süre içinde burada olmaları gerekir.
2. Summers should be nice in Bodrum. Bodrum'da yazların güzel olması gerekir.
SHOULD+HAVE+V3
Bu yapı gerçekIeşmeyen veya gerçekleşme olasılıgı az olan eylemler için kulllanılır.
a- OLUMLU
1. They should have punished the murderer, but they didn't. Katili cezalandırmaları gerekirdi. fakat cezalandırmadılar.
2. It's five o'clock. They should have arrived in Izmir. Saat beş.İzmir'e varmış olabilirler.
3. Everbody should have helped the refugees. but they didn't Mültecilere herkesin yardım etmesi gerekirdi. fakat etmediler.
b- OLUMSUZ
1. You shouldn't have said things like that to Cemile. Cemile'ye böyle şeyler söylememeliydin.
2. They should not have retired. Emekli olmamaları gerekiyordu.
3. She should not have resigned. İstifa etmemesi gerekiyordu.
WlLL~WOULD
a- Gelecek zamanla ilgili herhangi bir eylemi ifade etmek istediğimiz zaman:
1. I will pay for the car next month. Araba için gelecek ay ödeme yapacagım.
2. She will write a book about the gypsies. Çingeneler hakkında bir kitap yazacak.
3. They will explain me everytlng. Bana herşeyi izah edecekler.
b- Karşı gelme veya red etme eylemleri için "won't" kullanılır.
1. My car won't start. Arabam çalışmıyor.
2. This door won't open. Bu kapı açılmıyor
3. She won't marry me. Benimle evlenmiyor.
c. Rica ve emirlerde kullanılır.
1. Will you come earlier, please? Daha erken gelirmisin. lütfen?
2.Will you get your books? Kitaplarını getirir misin?
3.Will you send me the invoice. please? Bana faturayı gönderir misin, lütfen?
d .Niyet,tehdit, söz verme ve aIışkanIıklarda kullanılır.
1. I will kill him for this. Onu bunun için öldüreceğim.
2. I will stop drinking beer. Bira içmeyeceğim.
3 I will work late. Geç saatlere kadar çalışacağım .
4 No one will use my dictionary. Hiç kimse sözlüğümü kullanmayacak
5 This old man will talk to himseff for hours. Bu ihtiyar adam kendi kendine saatlerce konuşur.
e. Emir cümlelerini, soru yapmak için "Will you" eklenir. 4
1• Leave now, will you? Şimdi ayrıl. olur mu?
2•Keep your eyes closed, will you? Gözlerini kapalı tut tamam mı ?
3.Shut your mouth, will you? Kapa çeneni, tamam mı?
4. Don't forget, will you? Unutma olur mu?
WILL HAVE+V3
1• She will have finished her home work. Ev ödevini bitirmiş olacak.
2. He won't have repaired his car. Arabasını tamir etmemiş olacak.
WOULD
'Would" özet yardımcı fiili "Will" özel yardımcı fiilinin Past tense' i veya daha yumuşak şekli olarak tarif edilebilir.
a. Geçmiş alışkanlıkları ifade etmek için (USED TO'da olduğu gibi). Yalnız cümlede "Would" kullanıldıgı zaman eylem özne tarafından isteyerek yapılmaktadır.
1.I. She would talk to herself for hours. Kendi kendine saatlerce konuşurdu.
2.1 would gamble all night. Gece boyunca kumar oynardım.
b. 1) Geçmişte karşı gelme ve red etme eylemlerinde ''WOULD NOT'' olarak kullanılır.
1. He would not obey the rules. Kurallara itaat etmezdi.
2. The children would not have their breakfast. Çocuklar kahvaltılarını yapıyorlardı
3. She wouldn"t go to bed early. Erken yatmıyordu.
c- İstek belirtmek için kullanılır (WOULD LIKE olarak)
1.I would like a cup of tea, please. Bir bardak çay istiyorum, lütfen.
2.1 would like to talk to your boss. Patronunla konuşmak istiyorum.
3. Would you like to have a bath? Banyo yapmak ister misiniz?
4. Would they like to work here? Burda çalışmak istiyorlar mı?
5. Would you like to see my new suit? Yeni takımını görmek ister misin?
d. DüşIenen şeyleri ifade etmek için kullanılır
1. I would like to be a pilot. Pilot olmak isterdim.
2.1 would like to live in Antalya. Antalya'da yaşamak isterdim.
e. WOULD RATHER, Tercih etme bildirir.
1.I would rather stay here than go home. Burda oturmayı eve gitmeye tercih ederim.
2. She would rather buy a car than rent it .Arabayı kiralamaktansa satın almayı tercih ediyor.
f- WOULD RATHER+ÖZNE+PAST TENSE
Bu yapıyı herhangi bir kişinin başka bir kişiden bir sey yapmasını istediği zaman kullanırız.
1. I would rather she didn't see you. Onun seni görmemesini tercih ederim. (İstiyorum)
2. He would rather we came next week. Gelecek haftaya gelmenizi tercih ediyor. (İstiyor)
g- WOULD HAVE+V3
Bu yapıyı geçmişte yapmaya istekli olupta. yapamadığımız eylemler için kullanırız.
1. She would have bought me a present. Bana bir hediye alırdı. (Fakat almadı)
2. I would have helped them. Onlara yardım ederdim. (Fakat etmedim)
MUST
b MUST: Bu yardımcı fiili emir verirken veya alırken kuIIanırız. Yani cümlede bir anIamda zorunluluk vardır. (MELİ-MALI)
HAD TO..............................SIMPLE PAST (GEÇMİŞ ZAMAN)
MUST= HAVE/HAS TO...... SIMPLE PRESENT (ŞİMDİKİ ZAMAN)
WILL HAVE TO.................FUTURE (GELECEK ZAMAN)
MUST=HAVE / HAS TO+V1
Bu iki özeI yardımcı fiili şimdiki zaman itibariyle bir şeyln yapılması gerektiği zaman kullanırız.
1. I must buy a toy= I have to buy a toy. Bir oyuncak almalıyım.
2. He must obey the rules--He has to obey the rules. Kurallara itaat etmeli. 5
"MUST" ile "HAVE/HAS TO" özel yardımcı fiileri arasındaki tek farklılık, cümlede "MUST" kullanıldığı zaman kouşmacının düşüncelerinden dolayı gerekliliğin olduğu, "HAVE / HAS TO" kullanıldıgı zaman ise gerekIiIiğin dış şartlardan kaynaklanmasıdır.
1. You must wear a tie. Bir kravat takmalısın. (Benim düşüncem.)
2.You have to wear a tie. Bir kravat takmalısın. (Şartlar öyle geretiriyor.)
3. They must work late. Geç saatle kadar çaIışmalılar.(Benim fikrin.)
4.They have to work late. Geç saate kadar çalışmalılar.(Şartlar öyle gerektiriyor.)
"MUST" özel yardımcı fiilini şimdiki ve gelecek zaman itibariyle kullanabiliriz.
1 We must go to village now. Köye şimdi gitmeIiyiz.
2.We must go to village tomorow. Köye yarın gitmeliyiz.
3. They must go hunting next sunday. Gelecek Pazar ava gitmeliIer.
d. "DON'T HAVE TO' ve "MUSTN'T" birbirlerinden farklı ifadeleri belirtirler.
e. 1. MUSTN'T cümleye bir anlamda konuşmacının yasaklamasını koyar.
a. You mustn't speak to anybody. Hiç kimseyle konuşmamaIısın. (KimseyIe konuşma.)
b. They mustn't be late. Geç kalmamalılar. (Zamanında gelsinler.)
2. DON'T HAVE TO herhangi bir eylemin yapılmasına gerek görülmediği zaman kuIIanıIır.
a. I don't have to get up early. Erken kalkmama gerek yoktur.
b. They don't have to paint the doors. Kapıları boyamalarına gerek yoktur.
c. She doesn't have to cook. Yemek pişirmesine gerek yoktur.
3. "HAVE TO"nun yerine "HAVE GOT TO"kullanıIabilir.
a. I have to come back tomorow = I have got to come back tomorrow. Yarın geri gelmeliyim.
b. She has to wash up = She has got to wash up. Bulaşıkları yıkamalı.
e- "MUST" soru cümlelerinde gereklilik bildirir.
1.Must I put out my cigar ? Püromu söndürmem gerekiyor mu?
2. Must they make a work schedule? Bir iş programı yapmaları gerekiyor mu?
3. Must she type all the messages? Tüm mesajları daktilo etimesi gerekiyor mu?
HAD TO
İngilizcede "MUST" özeI yardımcı fiili çekimsiz oIduğundan dolayı, geçmişteki zorunluluk eylemleri "HAVE/HAS TO"nun geçmis zaman şekli olan "HAD TO" ile kurarız. Bu durumda "MUST" yardımcı fiilinde bulunan dolaylı emir şekli ortadan kalkar.
1 She had to pay for their dinner. Onların akşam yemeği parasını vermek zorunda kaldı.
2. I had to give them the results. Onlara sonuçları vermek zorunda kaldım.
3 The students had to come by bus yesterday. Dün öğrenciler otobüsle gelmek zorunda kaldılar.
WILL HAVE TO
Gelecek zaman itibariyle her hangi bir zorunluluk ifade etmek için kullanılır. GenelIikIe soru halinde rastlanır.
I Will I have to buy one more ticket? Bir bilet daha almak zorunda kalacak mıyım?
2.Will she have to go with them? Onlarla gitmek zorunda kalacak mı?
3.Will he have to get a haircut? Saçlarını kestirmek zorunda kalacak mı?
MUST + HAVE + V3
Geçmişte meydana gelen herhangi bir eylem veya durum hakkında mantıksal bir sonuç çıkarılmaya çalışıldığında kullanılır.
1. He must have found his daughter. Kızını bulmuş olmalı.
2. They must have won the contract. İhaleyi kazanmış olmalılar.
3. You must have passed your exam. İmtihanını geçmiş olmalısın. 6
4. She must have missed the plane. Uçağı kaçırmış olmalı.
Bu yapının olumsuz şekli CAN'T I COULDN'T + HAVE + V3 ile kurulur.
1• He can't have found his daughter. Kızını bulmuş olamaz
2. They couldn't have got through the line. TeIefon etmiş olamazlar.
3. She can't have reported the accident. Kazayı rapor etmiş oIamaz.
DARE
a. Dare" özeI yardımcı fiili yalnız soru ve oIumsuz cümlelerde kullanılır.
1• Dare you tell him the truth? Ona gerçeği söylemeye cesaret edebilir ?
2. She dare not stay Out late. Dısarda geç saatlere kadar kalmaya cesaret edemez.
b. "Dare" esas fiil olarak kuIIanıIdığı zaman normal bir fiil gibi kullanılır.
1. Do you dare to smoke here? Burada sigara icmeye cesaret edebilir misiniz?
2. I don't dare to walk in darkness. KaranIıkta yürümeye cesaret edemiyorum.
3. She dares to go on vacation alone. Tatile yalnız başına çıkmaya cesareti var.
c. "I daresay" veya "I dare say''sanırım veya galiba anlamını verir.
1. I daresay you are in love . Galiba aşıksın
2.I daresay they are leaving today. Sanırım bugün ayrılıyorlar.
d. I+DARE+ŞAHIS+TO DO+HERHANGİ BİR SEY
Bu yapı berhangi birine "Sen bu işii yapamazsın" diye meydan okumak için kullanılır.
1. I dare you to break two bricks . İki tane tuğlayı kıramazsın işte !
2. I dare she to come to the patty . Partiye gelemez işte !
3. I dare they to resign! İstlfa edemezler işte !
NEEDN'T = NEED NOT
a-Bu özel yardımcı fiil gerekliliğin olmayışını ifade etmek istendiğinde kullanılır 'Needn't in yerine don't / doesn't need to, kullanılabilir.
1. You needn't reserve seats. You don't need to reserve seats. Yer ayırmana gerek yok.
2. She needn't bring money. Para getirmesine gerek yok.
3. Ahmet needn't compare himseff with the others. Ahmet'in kendisini başkalarıyIa mukayese etmesine gerek yok.
4. They needn't do it now. Onu şimdi yapmalarına gerek yok.
b Soru şeklinde kullanıldıgı zaman olumsuz bir cevap almak durumu hissedilir.
1. Need she come here? Buraya gelmesine gerek var mı?
2. Need they eat at home? Evde yemek yemelerine gerek var mı?
3. Need I translate all these documents? Tüm bu dökümanları tercüme etmeme gerek var mı?
4. Need we send him a telegram? Ona bir telgraf çekmemize gerek var mı?
NEEDN'T+HAVE+V3
Bu yapı gerekmediği halde geçmişte yapılan eylemler için kullanılır.
1. They needn't have bought two flats. İki tane kat almalarına gerek yoktu-.
2. She needn't have cooked. Yemek pişirmesine gerek yoktu.
3. You needn't have woken me up so early. Beni bu kadar erken uyandırmana gerek yoktu.
OUGHT TO
Bu özeI yardımcı fiil uygun veya doğru bir davranış, görev, tavsiye gibi eylemleri ifade etmek için kullanılır. Bu anlamarı SHOULD, MUST ve HAVE / HAS TO ile de vermek mümkündür.
1. She ought to buy her teacher a present.. Öğretmenine bir hediye alması gerekir.( Doğru davranış)
2.You ought to iron your own pants.. Kendi pantolonunu kendin ütülemelisin.(Görev)
3. She ought to wear a longer skirt. Daha uzun bir etek giymesi gerekir. (Tavsiye)
4. You ought to obey your parents.. Ebeveynlerini dinlemelisin. (Görev )
5. They ought to See a doctor.. Doktora gitmeleri gerekir. (Tavsiye)
6. You ought not to drink beer.. Bira içmemen gerekir. (Tavsiye) 7
OUGHT TO+HAVE+V3
Bu yapı SHOULD+HAVE+V3 te olduğu gibi yerine getirilmemiş herhangi bir görev veya davranışı belirtmek için kullanılır.
1. You ought to have paid him a visit, but you didn't. Onu ziyaret etmen gerekirdi, fakat etmedin.
2. They ought to have fixed the plug, but they forgot.. Fişi tamir etmeleri gerekiyordu. fakat unuttular.
3. He ought not to have sold his old car, but he did. Eski arabsını satmaması gerekirdi. fakat sattı.
4. The workers ought to have worked in shifts. İşcilerin vardiya şeklinde çalişmaları gerekiyordu.
5. Ahmet ought to have closed the door. Ahmet'in kapıyı kapatması gerekiyordu.
USED TO+V1
Bu özel yardımcı fiil geçmişte yapılan, fakat konuşmacının konuştuğu zaman artık yapmadığı eylemler için kullanılır.
OLUMLU
1. I used to smoke. Sigara içerdi.
2. She used to wet her bed. Altını ıslatırdı.
3. They used to have breaktast at home. Kahvaltılarını evde yaparlardı.(Artık evde yapmıyorlar.)
4. We used to walk every evening Her akşam yürürdük.( Artık yürümüyoruz.)
5. They used to live In tents. Çadırlarda yaşarlardı.(Ama artık yaşamıyorlar.)
6. It used to be a castle. O daha önce bir kale idi. (Şimdi kale değil.)
7 There used to be palm trees by the sea. Daha önce deniz kenarında palmiye ağacları vardı.
8. We used to feed pigeons. Güvercin beslerdik. (Şimdi beslemiyoruz)
9. There used to be huge water-melons in Diyarbakır. Daha önce Diyarbakır'da kocaman karpuzlar vardı
10.I used to be a teacher. Öğretmen idim(Fakat şimdi değilim.
11. She used to drink beer. Bira içerdi.
NEVER USED TO+V1
Bu yapı ise daha önce hiç yapılmayan fakat konuşmacının konuştuğu zaman yaptığı eylemler için kullanılır
1. I never used to smoke. Hic sigara icmezdi.
2. They never used to beg. Daha önce hiç dilenmezlerdi.
3. There never used to be air-pollution. Daha önce hiç hava kirliliği yoktu. (Şimdi var.)
4. She never used to go to the parties. Daha önce partilere hic gitmezdi.
SORU
'USED TO"nun normal soru şekli DID.... USE TO...dur.
1. Did she use to smoke? Sigara icermiydi?
2. Did they use to ski? Kayak yapar mıydılar.?
3. Did he use to play plano? Piyano çalar mıydı?
OLUMSUZ
"USED TO"nun olumsuz yapısı "DID NOT USED TO" veya "USED NOT TO" şeklindedir.
1.We did not use to go to work by taxi. İse taksiyle gitmezdik.
2.We used not to go to work by taxi. İşe taksiyle gitmezdik.
3.She didn't use to work hard. Çok çalışmazdı.
4.They did not use to read fictional books. Hayal ürünü kitapIar okumazlardı.
5. I used not to have lunch. ÖğIe yemeği yemezdim.
NOT: USED TO özel yardımcı fiilinin şimdiki zaman biçimi olmadığından dolayı simdiki zaman itibariyle alışkanIıklarımızı veya sık sık tekrarlanan eylemleri ifade etmek için genis zamandan faydalanılır.
ÖRNEKLER
1.We go to work by taxi. İşe taksi ile gidiyoruz.
2.We work hard. Çok çalısırız.
3.We read fictional books. Hayal ürünü kitaplar okuyoruz
MODALS(özel yardımcı fiiller)
6 Temmuz 2008 Pazar